DIŞ CEPHEDE SU YALITIMI YAPALIM MI?

Keremersoy.jpg
Yazar: 
Kerem Ersoy
05/14/2008 - 12:09

Eğer sorununuz ısı yalıtımının yetersiz olmasından kaynaklanan yoğuşma problemi ise, ve siz yapıya dışarıdan hava ve su almayan bir su yalıtımı yaparsanız çok daha fazla sorunla karşılaşırsınız.

Dış cephede su yalıtımı yapmadan önce ısı yalıtımı ile sorununuz olmadığından emin olun ve mutlaka teneffüs edebilen su yalıtım malzemesi kullanın.

DIŞ SIVANIZ SU ALIYOR İSE…

Keremersoy.jpg
Yazar: 
Kerem Ersoy
06/14/2008 - 17:00

1. Boyanız işlevini yitirmiştir.

2. Sıvanız çatlamıştır.

3. Kolon, kiriş, döşeme plakları ile duvarlar arasında çatlamalar olmuştur.

4. Herşey sapasağlamdır, ancak ısı yalıtımınız yoktur, içerideki sıcak hava soğuk duvarda yoğuşur. (Pencere camının buğulanması hadisesi duvarınızda oluşuyor demektir). Siz dışarıdan su geliyor sanırsınız.

DRENAJ NEDİR, NEDEN SU SORUNUNA BİR ÇÖZÜM OLARAK GÖRÜLMEMELİDİR?

Armaganyavasoglu.jpg
Yazar: 
Armağan Yavaşoğlu
04/10/2008 - 09:02

Mantıksal olarak suyun, temel döşeme betonu altındaki bir kottan daha yukarı çıkmasını önlemek ve döşeme betonunda görülür hale gelmesini engellemek için yapılan en sık uygulamalardan biri, drenajdır. Teorik olarak doğru bir yaklaşım olan drenajın, uygulama aşamasında yapılan muhtelif hatalar ve doğurduğu çok ciddi sorunlar vardır.

Şöyle ki;

1. Ancak, drenajın düzgün bir eğimle bir kanala bağlanması gerekir.Hiçbir yere bağlanmamış veya ters eğimle tertiplenmiş bir drenajın anlamı yoktur.Bu çok sıklıkla görülen bir hatalı uygulamadır.

2. Drenaj üstündeki dolgunun özenle seçilmesi gerekir. Drenaj borusunun ezilmemesi, tıkanmaması gerekir.

3. Binanın oturduğu zeminin yapısı önemlidir. Drenaj, yumuşak zeminlerde son derece tehlikeli olabilir (aynı hata döşemede kuyu açıp pompa ile su çekilerek yapılmaktadır,) . Siz binanın çevresinde bir su hareketi sağlıyor iseniz, hareket halindeki su beraberinde yumuşak, sürüklenebilir malzemeleri de taşıyacağından yapının taşıyıcı sisteminin altını boşaltabilir. Bu da, yapının statik durumun etkiler, binayı deprem kuvvetlerinin ve zamanın yıpratıcı etkilerine karşısında çok daha tekinsiz kılar.

4. Zemin homojen olmayabilir. Yapının bir bölümü, kaya veya kil gibi suyun geçemeyeceği bir toprak katmanı üzerinde, diğer bölümü de geçirimli bir katman üzerine inşa edilmiş olabilir. Bu durumda da drenaj kısmi olarak görev yapar. Diğer bölgelerde işlevi yoktur. Bu nedenle drenaj yapılması riskli ve her zaman aynı doğru sonucu vermeyen bir palyatif yaklaşımdır.

ENERJİ - ISININ YAYILIMI

Keremersoy.jpg
Yazar: 
Kerem Ersoy
05/07/2008 - 13:00

ENERJİ ( E ) = KUVVET ( F ) / DİRENÇ ( R )

ISI AKIŞI ( Q ) = T1 – T2 ( ΔT ) / DİRENÇ ( R )

DİRENÇ ( R ) = KALINLIK / İLETKENLİK

ISI AKIŞI ( Q ) = ΔT x λ / KALINLIK

ISININ YAYILIMI

1. KONVEKSİYON : Akışkanın bir kaynaktan kendisini ısıtarak kaynağını soğutması, sonrasında da temas ettiği başka katı ya da akışkanları ısıtırken kendisinin soğuması olayıdır. (Radyatör sistemleri)

2. KONDÜKSİYON : Katı cisimler içerisindeki ısı yayılımıdır.

3. RADYASYON : Havasız ortamda, dalgaboyu aracılığıyla gerçekleşen ısınma (ışıma). Şekildeki ısı kazançları ve ısı kayıpları. Isı kazançları:

a)Isıtma gereçleri

b)Aydınlatma gereçleri ve elektirikli ev aletleri

c) Mekan içinde yaşayanlar

d)Pencerelerden radyasyon yoluyla

e) Duvarlardan radyasyon yoluyla

Isı kayıpları:

a)Vantilasyon yoluyla açık pencerelerden, kapı deliklerinden, çatlaklardan v.b.

b) Kondüksiyon yoluyla çatıdan

c) Kondüksiyon yoluyla döşemeden

d) Kondüksiyon yoluyla duvarlardan

e)Kondüksiyon ve radyasyon yoluyla pencerelerden

f) Sıcak suyun drenajı

g) İç hacimde suyun buharlaşması ve difüzyon yoluyla dışarıya çıkışı

HAVUZ YAPIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Armaganyavasoglu.jpg
Yazar: 
Armağan Yavaşoğlu
04/03/2008 - 14:00

Havuz yapımında dikkat edilmesi gereken bir dizi etmen vardır.

HAFRİYAT aşamasından itibaren süreç başlar. Havuz tabanı genel olarak kademeli bir şekilde tertiplenir. Taban betonu radye olarak oluşturulduğundan uygulamacıların pek çoğu hafriyatı düz olarak açmakta ve kademelendirmeyi sağlamak amacı ile dolgu yaparak radye plağı yerleştirme şeklinde bir çalışma sergilemektedir.

Bu yaklaşım havuzun farklı zemin emniyetine sahip bir platforma oturması anlamına gelir.Sonuçta havuz perdelerinde ve döşeme plağında süreklilik arz eden ‘U’ harfi şeklinde bir kırılma oluşur ve onarımı son derece zor ve pahalı sorunlar ortaya çıkar.Havuzun içerisindeki su yükü sabit değildir. Zaman zaman boşaltılıp tekrar doldurulması,su içerisinde hareket eden insanların oluşturduğu ve/veya zemin deplasmanlarından oluşan dalgalar havuzun içerisinde farklı yüklerin oluşmasına neden olur.Farklı zemin yapısı betonarmede hasara neden olacağından hafriyat aşamasında son derece dikkatli olunması gerekliliğini ortaya koyar.

PERDELERİN OLUŞUMU dikkat edilmesi gereken diğer bir konudur. Radye temel tertiplendikten sonra üzerine gelecek betonarme perde betonu dökülmesi arasında belli bir süreç vardır. Farklı zamanlarda dökülmüş perde ve radye betonlarının birbirine kaynaması söz konusu değildir ve bu noktada soğuk derz oluşur. Soğuk derz bir su köprüsüdür. Perde betonu dökülmeden önce bu noktada önlem alınması gerekir. Su tutucu bant ve fitiller ile soğuk derz detayı oluşturulur.

Perde kalıbı kurulurken tij demirleri veya tıe road delikleri,geleneksel ahşap kereste kullanılarak oluşturulan kalıplarde beton içerisinde bırakılan ahşap takozlar, kalıp içerisine beton yerleştirilir iken oluşan segregasyon bölgeleri perde oluşumunda ortaya çıkan diğer olumsuzluklardır.

Yapılan bir başka büyük hata da perde duvarların belli bir yüksekliğe kadar oluşturulup,savakların ve teras tabliye betonunun (tesisat galerisi tavanı) daha sonraki bir zamanda dökülmesidir. Bu noktada ciddi bir soğuk derz oluştuğu gibi,statik olarak da kritik bir bölge oluşumuna meydan verilmektedir.

Perde betonlar içerisinde ayrıca aydınlatma armatürleri,bu armatürler için elektrik kablolarının taşındığı peşel borular,su tesisat boru giriş – çıkışları gibi farklı malzemeler bulunur. Farklı malzemelerin bir arada çalışması,bu mazemelerin birbirinden bağımsız hareket etmesi anlamına gelir. Bu nedenle,farklı hareket eden melzemeler arasında bu hareketleri kendi içerisinde eriten ve bir malzemedeki hareketi bir diğerine iletmeyen yüksek yapışma ve esneme yeteneğine sahip derz dolguları (mastikler) kullanılır.

TABLİYE BETONLARI dökülürken ortaya çıkan en büyük sorun plastik rötre nedeni ile oluşan çatlaklardır. Kalıp içine beton yerleştirilir iken iyi vibrasyon yapılmaz ise beton demir donatıya çarparak ayrışır ve demir donatının altına homojen olarak yayılmaz. Öyle ki sertleşmiş betonda,beton içerisindeki demir donatıyı harita gibi ortaya çıkaran plastik rötre çatlakları görülür.Bu çatlaklar betonun kesiti boyunca devam eden çatlaklardır ve birer su köprüsüdür.

Yukarıda değinildiği gibi perde duvarlar,savaklar,ve tabliye betonu birlikte dökülmelidir. Aksi taktirde soğuk derzler oluşacağından ileride sorun yaratabilir.

Bir başka önemli husus,havuz çevresinde oluşturulan güneşlenme terasları ile ilgilidir. Havuz konstrüksüyonundan farklı olarak tertiplenen bu teraslar,çoğu zaman donatısız bir şekilde doğrudan toprağa oturtularak oluşturulmaktadır. İçerisinde donatı olsa dahi havuzun kendi taşıyıcı sisteminden bağımsız olarak döküldüğü için havuzdan farklı statik yüklenmeler altındadırlar. Çoğu zaman havuz tabliyesi ile güneşlenme terası birlikte düşünülüp,kaplama malzemesi ile kaplanmaktadır. Farklı oturmalar ve farklı çalışmalar nedeni ile birleşim noktalarında kırılmalar meydana gelmektedir.

• DENGE DEPOSU havuz içerisindeki suyun seviyelendirilmesi için tertip edilir. Adından da anlaşılacağı üzere bir su deposudur. Betonarme olarak inşa edildiklerinde yukarıda anlatılan döşeme, perde ve tabliye betonlarında yapılan hatalar denge depoları için de aynen geçerlidir.Denge depoları aynen yüzme havuzu gibi içerisinde su tutan bir mahal olduğundan yapılacak yalıtım ve üzerinde oluşturulacak katmanlarda özen gösterilmesi gerekir.

İNŞAATLARDA DENİZ KUMU KULLANIMI

Armaganyavasoglu.jpg
Yazar: 
Armağan Yavaşoğlu
09/09/2007 - 15:18

Deniz kumu kullanımı çimentonun söz konusu olduğu her tür imalatta büyük sorunlar yaratır. Deniz kumu; sülfat, klor, magnezyum yönünden zengindir. Bu maddeler özellikle çimento içerisindeki serbest kireç ile tepkimeye girerek çeşitli olumsuzluklara yol açarlar.

• HANGİ SORUNLARA YOL AÇAR?

1. Beton içerisinde hacimsel genleşme: Sülfat (SO4) kökü ile birleşen çimentodaki serbest kireç Candlot tuzunun oluşmasına, bu oluşum da beton içerisinde hacimsel genleşmelere ve betonun tahrip olmasına yol açar.

2. Çimentonun bağlayıcılığını yitirmesi ve agrega bünyesindeki hacimsel genleşme: Klor (Cl2) ile çimentodaki serbest kireç birleşerek kalsiyum klorür (CaCl2) ve/veya magnezyum klorür (MgCl2) oluşturur. Bu reaksiyon çimentonun bağlayıcılığını yok eder, eğer sodyum klorür (NaCl) veya potasyum klorür (KCl) oluşur ise bu kez alkali/agrega tepkimesi başlar ki bunun anlamı agrega bünyesinde hacimsel genleşmedir. Sonuçta beton tahrip olur.Bu reaksiyonlar sülfat reaksiyonundaki hacimsel genleşme sürecinden çok daha hızlı gerçekleşen süreçlerdir.

3. Karbondioksit Reakiyonu: Korozyon ve Betonun plakalar halinde ayrışması Çimentonun havadaki karbondioksit (CO2) ile reaksiyona girmesi sonucu kalsiyum karbonat (CaCO3) oluşur.Bu oluşum esnasında betonun ph değeri 9un altına düşer ve demir donatıda korozyon başlar.Eğer ortamda su var ise bu kez bikarbonat tuzları (CaCOOH) oluşur. Bu tuzlar suda çok kolay eriyen tuzlardır ve beton plakalar halinde ayrışmaya başlar.

Beton içinde kireç kullanılmaması gerektiği halde, çimentonun içerisinde zaten varolan serbest kireç yukarıda sıralanan olumsuzlukları getirir. Başka bir deyişle; sıva imalatında çimento dışında ayrıca kireç ve agrega olarak da deniz kumunun kullanıldığı bir şantiyede, yapılan inşaatın kaliteli ve kalıcı olması beklenilemez.

• DENİZ KUMU KULLANMAYA MECBUR KALDIYSAK…

İnşaatlarda deniz kumu kesinlikle kullanılmamalıdır. Eğer çok zorunlu ise,agrega yıkanmalı ve çimento dışında serbest kireci silikatlaştıracak katkı malzemeleri,(silika fume,karbon yüzdesi çok düşük uçucu küller,traslar,...vb puzolonik maddeler)karışıma ilave edilmelidir. Bu durumda çimento/su oranını dengelemek için süper akışkanlaştırıcılar girilmesi gerekir. Eğer daha önce deniz kumu ile yapılmış bir imalatın onarımı söz konusu ise beton veya sıvaya nüfuz edecek ve alttaki tabakanın dış ortamla ilişkisini kesecek,kılcal çatlakları silikat jeli ile dolduracak malzemeler ile emprenye yapılması sorunun çözümüne katkıda bulunabilir

ISI İZOLASYONUNDA KULLANILAN YAPIŞTIRICILAR

Armaganyavasoglu.jpg
Yazar: 
Armağan Yavaşoğlu
Yalıtım levhası yapıştırıcısı
06/03/2007 - 08:05

Isı yalıtım plakalarının yüzeye bağlantısında kullanılan yapıştırıcılar ciddiye alınmalıdır. Normal fayans seramik yapıştırıcıları bu türden uygulamalar için son derece yetersiz kalır ve asla kullanılmamalıdır.

Unutulmamalıdır ki kullanılan yapıştırıcılar, suya, neme, sıcaklık farklılıklarına, basınca ve çekmeye mukavemet edecek özellikte olmalıdır. Tutunduğu yüzeydeki alkali ortamı, sıvadaki kireç, oluşan karbonat tuzları yapıştırıcıyı etkiler. Polistiren köpükler,taşyünü, polietilen ve poliüretanlar için geliştirilmiş, dış çevre etmenlerine ve yukarıda sıralanan olumsuzluklara karşı güçlendirilmiş özel yapıştırıcılar kullanınız.

ISI YALITIM PLAKASI ÜZERİ SIVA UYGULAMASI

Keremersoy.jpg
Yazar: 
Kerem Ersoy
02/09/2007 - 13:00

Kullanılacak sıvada; yapıştırıcıda aranan özelliklerin yanısıra, esneme, havadaki karbondioksitten etkilenmeme, zayıf asitlere mukavemet gösterme gibi ek özellikler de aranır.

İçeriğinde kesinlikle kalsit, dolomit türünden agregaların bulunmaması, silis agregaların kullanımı, su geçirimsiz fakat nefes alabilen bir yapıda olması istenir. Tüm bu özelliklerin yanısıra yüksek yapışma gücü ve içeriğindeki puzolonik aktivitedeki kimyasallar ile mukavemet kazanmış sıvaların kullanılması salık verilir.

Sıvada kullanılacak filenin mutlaka alkali dayanımlı olması ve min. 160gr/m2 olması gerekir.

Sıvanın 2/3 ü file altında, 1/3ü file üzerinde olmalıdır. Sıva kalınlığının 3mm yi aşmamasına özen gösterilmelidir.

ISI YALITIMI PLAKASI SEÇERKEN YOĞUNLUK MU KALINLIK MI ?

Armaganyavasoglu.jpg
Yazar: 
Armağan Yavaşoğlu
05/09/2007 - 14:13

Elbette kalınlık. Isı akışına gösterilen direnç, yalıtımın kalınlığı ve ısı iletkenliği ile ilgilidir.

Kalınlık artarsa direnç yükselir.İletkenlik artarsa direnç azalır. Yoğunluğun dirence etkisi az da olsa vardır.

Ancak polistiren levhalar, 14-16 dansiteden başlayarak dış cephede kullanılabilir. Yoğunluk, özellikle darbelere maruz kalacak yüzeylerde önem kazanır.

ISI YALITIMINI İÇERİDEN Mİ YAPALIM, DIŞARIDAN MI ?

Keremersoy.jpg
Yazar: 
Kerem Ersoy
01/02/2008 - 07:00

En sağlıklı yöntem tüm ısı köprülerinin yok edilmesi yönünde çözüm üretmektir. Bu nedenle dışarıdan ısı yalıtımı önemlidir.

İçinde 24 saat yaşan yapılarda duvarların ısı depolaması düşük maliyet ile ısınma adına doğru çözümdür.

İçeriden ısı yalıtımı yapmak zorunlu hallerde ve büro, işyeri gibi içinde günün belirli saatlerinde yaşanılan binalarda duvarları ısıtmak için zaman ve para harcamamak amacı ile düşünülebilir.